Cuma, 21 Kasım 2008

Anasayfa
Magazin
İstanbul
Medya
Güncel
Spor
Foto Galeri
Şehir Rehberi
Medya Linkleri
İletişim

















 

 
Aysu Baceoğlu'ndan g-string şov (Galeri)

Fethiye'ye giden Aysu Baceoğlu MHP'li başkanın odasında böyle yakalandı
 
Gülşen'in frikik korkusu (Galeri)

Gülşen göğüslerinin dışarı çıkmaması için kıyafetini sık sık giysisini düzeltti.
 
Ayşe Hatun yeni klibiyle görücüye çıktı (Video)

Ayşe Hatun Önal, yeni klibi 'Kalbe Ben' ile bir anda müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
 
Madonna striptiz yaptı (Video)

50 yaşına rağmen dans performansı ve seksi striptiz şovu ile hâlâ bir numara.
 
Paris Hilton'dan göbek şov (Video)

Paris Hilton, Asena'yı kırmadı sahneye çıkıp birlikte oryantal yaptı.
 
Aysun Kayacı dudaklarıyla şeker testi yaptı (Video)

Son reklam filminde polisi canlandıran Aysun Kayacı'nın öpüşme sahnesiyle olay oldu.
 
Victoria Beckham soyundu (Galeri)

Victoria Beckham deri kanserine karşı bir kampanya kapsamında çırılçıplak objektif karşısına geçti.
 
Ata Demirer son padişah oldu (Video)

Ata Demirer'in 7. Osman’ı oynadığı filmi Osmanlı Cumhuriyeti'nin ilk videosu yayınlandı.
 
Cem Yılmaz Arog ile geliyor (Video)

Cem Yılmaz yeni filmi A.R.O.G ile vizyona girmeye hazırlanıyor.
 
Recep İvedik Tatilde beyaz perdede (Video)

Şahan Gökbakar'ın canlandırdığı Recep İvedik beyaz perdeye geliyor.
 


Eylül Deniz
Halen acemiyim
Cumartesi, 02 Şubat 2008
















Salih Kalyon, "Komedi Dükkanı"yla geç gelen starlığın keyfini yaşıyor. 44 yıldır oyunculuk yapan Salih Kalyon'u artık herkes "Salih Abi" diye çağırıyor...

Son günlerde televizyonun en çok güldüren programlarından biri Komedi Dükkanı. Tolga Çevik ve Salih Kalyon programda yönetmen ne diyorsa onu yapıyor. Kimi zaman Alp Dağları'nda kayak yapan siyam ikizini canlandırıyor, bir kiminde Bollywood'da çalışan oyuncuları bazen Robinson ve Cuma oluyorlar...

Salih Kalyon programda oyuncu olmak isteyen beceriksiz iki kişiden, kendince usta olduğunu düşünen 'Ben bu işi zaten biliyorum. Şunu yap, bunu yap, öyle yapma demelerine gerek yok. Boşu boşuna bana bir şeyler öğretmeye çalışıyorlar' havalarına giren karakteri canlandırıyor.

Aslında Kalyon uzun zamandır ekranlarda. Hepimiz onu senelerce devam eden Bizimkiler dizisindeki 'Tak Sedat' rolüyle tanıdık. 12 yıl bu dizide oynadıktan sonra birçok başarılı projede yer alan Kalyon, daha sonra Fırtına dizisinde çapkın bir baba olarak karşımıza çıktı. Şimdi ise Komedi Dükkanı'nda partneri Tolga Çevik ile yaptığı doğaçlamalarla gülmekten kırıp geçiriyor. Programda Tolga Çevik'in de kendisine 'Salih Abi' demesinden sonra herkesin 'Salih Abi' diye hitap ettiği Salih Kalyon 'Bence bu hitap şekli bana çok yakıştı' diyecek kadar halinden memnun...

DOĞAÇLAMA ÇOK ZOR İŞ

Komedi Dükkanı'na nasıl girdiniz?

Bir gün Plato Film'den bir telefon geldi. Görüşmeye gittim. Proje Tolga Çevik'e ait olduğu için benimle çalışmak istemiş. Ben de kabul ettim ve böylece başlamış olduk. Çok da iyi gidiyor program.

Bir metin yazarınız var mı, yoksa her şey doğaçlama mı yapılıyor?

Ben metin tiyatrosundan geliyorum. Doğaçlama tiyatrosu dediğimiz çok farklı bir şey. Bu programda da kendimi öyle bir şey için hazırlıklı görmedim ve elimde bir yazılı metnin olmasını istedim. Çünkü tam anlamıyla bahsettiğimiz doğaçlama zor ve yetenek isteyen bir şey. Seyirci önünde durmadan sürekli akmak zorunda olan bir oyun oynamak zorundasınız. Onun için ilk başlarda bocaladım. Hatta vazgeçme noktasına kadar gelmiştim. O yüzden de Can Yılmaz metinlerimizi yazmaya başladı. Biz de yazdığı metin üzerinden gidiyoruz ama çoğu zaman metni uygulamıyoruz. Tolga ile o anda ne hissediyorsak onu yapıyoruz. Hatta Can kardeşimize ayıp ettiğimizi düşünüyoruz.

Yönetmeni merak edenler daha çok bekleyecek

Oyunda bir de sizi yönlendiren bir yönetmen var. O da sizin gibi oyuncu mu?

O konuda bir şey söyleyemem çünkü arkadaşımız sır. Onun kim olduğunu oyunun son günü ilan edeceğiz. Yani program ne zaman son bulursa o da o zaman kendini gösterecek. Ama şuan büyüsü bozulmasın diye ne gösteriyoruz kendisini ne de bir ipucu veriyoruz.

En azından oyuncu mu değil mi onu söyleyin?

Kesinlikle olmaz. O da sır çünkü. Ama kendisi bu durumdan çok memnun. Çünkü bazen öyle oluyor ki ünü bizimkini geçiyor. Hatta neredeyse hiç görünmek istemiyor.

ALTI AYLIK BİLET TÜKENDİ

Son zamanlarda tiyatroda seyirci azalırken, sizin oyununuza çok büyük bir talep var. Altı aylık biletleriniz şimdiden tükenmiş.

Oyunu oynadığımız salon 60 kişilik. Bu salonda oynamaya devam edersek oyun üç yıl daha devam eder. Ama 600 kişilik bir salona geçersek ne kadar seyircimiz olur bilemeyiz. İnsanlarımız bu programı çok sevdi. Onlara farklı geldi bu konsept. Tamamen içten ve doğal davranıyoruz. Rol kesmiyoruz. Yani iki beceriksiz adam çıkıp oyun oynuyor. Bu durum insanlara komik geliyor ve öyle geldiğimiz için de çok talep görüyoruz. Ayrıca tiyatroya ilk Ankara Sanat Tiyatrosu'nda başladığımda da uzun kuyruklar oluşuyordu. Şimdi de Komedi Dükkanı'nda kuyruklar oluşuyor ve insanlar yer bulmakta güçlük çekiyor. Her oyuncuya her tiyatrocuya da nasip olacak bir olay değil. O bakımdan kendimi çok şanslı hissediyorum.

Yeni projeleriniz var mı?

Yakında özel bir kanalda yayınlanacak olan bir dizide oynayacağım. Dizinin ismi Üvey Aile. Her ne kadar dram dizisi gibi görünse de komedi olacak. Dizide her şeyi dalgaya alan matrak bir babayı canlandırıyorum. Bunun dışında tiyatro yapmayı istiyoruz ama bu aralar olmuyor. Fakat Komedi Dükkanı o açığımızı kapatıyor.

'Komedi Dükkanı'nda bana iş bul' diyen var

Komedi yapmak, insanları güldürmek kolay mı?

Hayır, aslında insanları güldürmek çok zor bir iş. Çünkü herkesin ağladığı bir ülkede, yaşam şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda ve yaşananları düşündüğümüzde karşımıza birçok dram çıkıyor. Aslında dramlar da komedinin bir parçası. O nedenle böyle bir durumda dahi güldürmek bizi çok mutlu ediyor. Artık bizi görenler durduk yerde gülmeye başlıyor. Bu çok güzel bir duygu. Şunu unutmamak gerekir ki gülen insan sağlıklı insandır.

ARKADAŞ GİBİ OLDUK

'Bizi görenler gülmeye başlıyor' dediniz. Bununla ilgili komik bir hikayeniz var mı?

Olmaz mı, çok var. Bir kere insanlar beni kendilerine çok yakın buluyorlar. Yani arkadaşlarından aile dostlarından farklı görmüyorlar. Sonuçta onlar için sıradan biriyim. Genelde toplu taşıma araçlarıyla sehayat ediyorum. Bir gün bir yere giderken yanıma biri geldi ve 'Bana da iş bulsana Komedi Dükkanı'nda' dedi. Şaşırdım, yüzüne baktığımda ise 'Ne var? Sen yapıyorsan ben de yapabilirim' dedi. Onun bu doğallığı o kadar güzeldi ki anlatamam.

Tolga çok yetenekli bir aktör

Partneriniz Tolga Çevik'i nasıl buluyorsunuz?

Genç kuşak oyuncular içerisinde yetenekli buluyorum. Oynadığı tüm rollerin hakkını veriyor. Ayrıca çok da iyi bir aktör. Yaşı benden çok genç ve önünde çok uzun yıllar var. Birlikte benim tecrübelerim onun enerjisiyle yol almaya çalışıyoruz. Birbirimize her zaman destek oluyoruz.

Tolga Çevik ile önceden de tanışıyorsunuz öyle değil mi?

Tabii ki. Hadi Çaman Tiyatrosu'nda yaptığı işlerden bu yana bilirim Tolga'yı. Çok severim beğenirim kendisini. Daha sonra Beşiktaş Kültür Merkezi'nde karşılaştık. Orada Bana Bir Şeyhler Oluyor oyununda birlikte oynadık. Ardından Vizontele, Vizontele Tuuba ve Organize İşler filmlerinde birlikte çalıştık.

Birçok program yaptınız. İçlerinden en çok hangisine güldünüz?

Hintli yönetmen oyununda Tolga da ben de çok güldük. Hatta tutamadık kendimizi. Bu sefer seyirci daha çok gülmeye başladı.

Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Bugüne kadar olumsuz tepki almadık. Bu da beni korkutuyor. Bu kadar mükemmel olmamalı diye düşünüyorum. Hatta bazen 'Yanlış bir şey mi var acaba da bize söylemiyorlar' diye de düşünmüyor değilim. Ama eleştiri almak çok güzel bir şey. Maalesef ülkemizde eleştiriler hep yanlış anlaşılıyor. Eleştiri üzerine bir örnek vermek istiyorum. Ankara Sanat Tiyatrosu'nda Fransız bir yazar oyunumuzun galasına davetli olarak gelmişti. Orada seyirci yazara sorular sordu. Biri 'Çok duygulandığınız bir hikayenizi anlatır mısınız?' diye sorunca 'Bir gece yatıyordum. Saat üç civarı telefon çalınca irkilerek açtım ve bir baktım karşımdaki kişi Fransa Cumhurbaşkanı. Bana 'Eksalans çok özür dilerim. Biliyorum uygunsuz bir saatte arıyorum ama ancak bu saatte kitap okumaya fırsat bulabildim. Şu anda da sizin bir romanınızı okuyorum ve çok etkilendim. Sabahı beklemeden hemen telefon açıp sizi tebrik etmek istedim' dedi' diye anlatmıştı. Ben de onun anlattıklarından çok etkilenmiştim. Çünkü bizim ülkemizde böyle şeyler olmuyor.

(kralmagazin) 




Facebook'ta Paylaş
Facebook!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 







 

 
İstanbulGeceleri.Org
© 2006-2008 Tüm haklari saklıdır.
Powerd by Joomla! GNU/GPL License.

- reklam -

Generated in 0.22387 Seconds