|

Leyla Gencer'den sonra tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter de yakılmak isteğini söyledi.
Ünlü Soprano Leyla Gencer’in vasiyeti üzerine yakılıp, küllerinin
Boğaz’a atılması tüm medya ve kamuoyunda tartışma konusu yarattı.. Ünlü
tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter, yakılma isteğinin nedenini ve
vasiyetini odatv'ye açıkladı.
İşte Yıldız Kenter’in açıklaması:
“Ben yakılmak istediğimi söylüyorum. Bunun sebebi var zaten mecbur
olacaklar ileride bunu yapmaya. Mezarlıklar adam almıyor artık. Geçen
gün benim yengem öldü. Ölüsünü ağabeyimin yanına gömdüler, üstüne
gömdüler yani. Fakat yol diye bir şey yok, yollara bile gömmüşler ve
üstüne basıyorsun yüreğin titriyor.
Ölüye saygı nerede, çöplük gibi, bakımsız Karacaahmet’tin o
bölümleri. Şey yaptırdık, adamlara para veriyoruz, temizlesinler bilmem
ne diye, yok olmuyor, olmuyor ve oraya gittiğim zaman ben her zaman zor
buluyorum yolu. Şey yok, saygılı yerler değil maalesef, yakışmıyor
bize, bu kadar bakımsız, bu kadar çöplük gibi tinerci çocukların
dolaştığı bakımsız, tehlikeli yerler çoğunlukla.
Belirli yerleri bazen bakımlı oluyor. Beni rahatsız eden Bugün
gazetesinde çıkan bir yazı, bunu söyleyen kişiye söylenecek çok laf var
ama galiba en hafifi bunların çok ayıp ediyorlar, ayıp. Kültürü alıyor,
buna günah diyen insanlar, eskiden ışığa günah diyorlardı kullandılar,
camileri hep elektrik donattılar değil mi? Kandillerle aydınlanmıyor.
Bisiklete günah diyorlardı alıştılar, araba Gavur icadıydı alıştılar
hepsine. Sen Batıya bu kadar yönelmek için bu kadar çırpınıyorken
batının getirdiği bu âdeti de yaşayanlara yer açılması amacı ile adapte
etmemiz lazım. Zaten ileride mecbur olacaklar. Olmamalarına imkân yok.
Bakın Turgutreis’te şuanda meydan olan yer eskiden mezarlıkmış.
Turgutreis meydanı yaptılar, döşediler, park yaptılar. Değişecek
bunların hepsi.
Şu dünyada öldükten sonra yer işgal etmek istemiyorum. İnsanların
mezar bakımsız, mezarın üstüne insanlar çıkmış, mezar üstünde köpekler
pislemiş doğal olarak. Mezarın üstüne onun sevdiği meyve ağacını
dikmiştim çıkmışlar, taşı oymuşlar, taşı devirmişler. Su kesilir
sulayamazsınız, çiçekler kurur.
Turgutreis’teki mezarlıkta Şükran için çektiğim sıkıntıyı anlatamam.
Bir defa her zaman bakamıyorum. Yazları gidip geldikçe bakabiliyorum
onun dışında belediyenin böyle bir hizmeti yok Türkiye’de. Yani orada
eşi, dostu, akrabası olanlardan bir şey alabilirler. Her şeyden vergi
alıyorlar. Bundan da alıyorlar aslında ama, çok bakımsız.
Turgutreis’teki mezarlık Karacaahmet’tekine kıyasla çok daha iyi, ferah
bir yer.
Ama Karacaahmet yatacak yer değil. Ben hiç kimseyi sıkıntıda
bırakmak istemiyorum. Ben çünkü gidiyorum Şükran’ın mezarındaki
çiçekleri ölmüş görüyorum onları da. Halbuki Şükran o çiçeklerle
yaşıyor benim için, çiçeği çok sevdi için. Su kesiliyor, su yok.
Bizde yalnız köpekleri yakıyorlar, köpeklerin yakıldığı yerde yapılabilir. Biraz külüm karışırsa önemli değil.”
(kelebek)
Facebook'ta Paylaş  |