|

Ezo Sunal ile yeni açtığı Ezo Sunal Çocuk Atölyesi ve burada yaptığı çalışmaları anlattı.
Yaratıcılığın temellerini atan ve çocukların müzikal duygularını geliştiren
Orff yöntemini atölyesinde uygulayan Sunal, bu konuda uzman bir isim olan Onur
Erol ile çalışıyor.
Ezo Sunal ile yeni açtığı Ezo Sunal Çocuk Atölyesi ve burada yaptığı
çalışmalar hakkında konuştuk. Yaratıcılığın temellerini atan ve çocukların
müzikal duygularını geliştiren Orff yöntemini atölyesinde uygulayan Sunal, bu konuda uzman bir isim olan Onur Erol ile çalışıyor.
Öncelikle Ezo Sunal Çocuk Atölye’sinden biraz bahseder misiniz?
Ezo Sunal: Özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar ve normal gelişimini
tamamlayan çocuklara eğitim veriyoruz. Konuşma terapisi, özel eğitim, fizyo
terapi ve drama gibi bireysel terapi seanslarımız var. Bunların dışında haftanın
iki günü Orff yöntemiyle erken müzik eğitimi veriyoruz.
Orff nedir tam olarak?
Ezo Sunal: Orff’dan Onur (Erol) Bey bahsetsin isterseniz çünkü işin
uzmanı o.
Onur Erol: Çok büyük bir besteci ve pedagog olan Carl Orff’dan geliyor
bu yöntem. Carl Orff, 1930’larda geleneksel müzik eğitim sistemlerinde çok fazla
yaratıcılık olmadığını ve çocukların yeterince özgür bırakılmadıklarını fark
edip bunun üzerinde çalışmalara başlamış. Bir dansçıyla birlikte araştırmalarını
genişletmiş ve Orff adlı bir yöntem oluşturmuş. Orff, bir metot değil, eğitim
yaklaşımıdır. Temelinde oyun var. Çocukların yapmayı en sevdiği şeyde oyundur
hatta bu onların doğasında vardır. Biz de oyunu kullanarak çocukları bir tür
yaratıcılık yolculuğuna çıkıyoruz.
Yaratıcılık yolculuğunda neler var?
Onur Erol: Tekerlemeler, şarkılar, şiirler, resimli kitaplar, oyuncaklar
gibi farklı materyaller var. Çocukların sevdiği malzemeleri kullanarak temel
çıkış noktası ritim olan bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Mesela müzik notalarını
klasik anlayıştan farklı olarak renklerle kullanıyoruz.
YARATICILIĞI ÖNE ÇIKARIYORUZ
Çocukların klasik nota işaretlerini küçük yaşta öğrenmeleri daha iyi değil
mi?
Onur Erol: O siyah nota işaretleri çocuklara çok karmaşık geliyor.
Mesela bazı aileler, çocukları beş yaşına gelince onları piyano kurslarına
yazdırıyorlar. Çocuk piyano çalmayı öğrenir ama bu biraz ezberle alakalıdır ve
yaptığı işten bi haber olarak sadece taklit eder. Yaratıcılığını kullanmaz ve
müziğin içine giremez. Sonra 14 - 15 yaşına geldiğinde piyanoyu bırakır, hatta o
piyanonun üzerine bir abajur koyarlar ahşap renkli olduğu için de eve uyum
sağlar falan...
Piyanoya küçük yaşta başlayıp ilerleyenler de oluyor ama...
Onur Erol: Çok az kişi sıyrılıp müzikte ilerler. Mesela okullarda 40
kişilik sınıflarda üç kişi iyidir geriye kalan 37 kişi kötüdür ve müzik
öğretmenleri o üç kişiyle ilgilenir. Çünkü diğerleri için yapılabilecek bir şey
yoktur. Oysa biz o 37 kişinin peşindeyiz. Çünkü Carl Orff, herkesin içinde
doğuştan bir müzisyenin ya da dansçının olduğuna inanıyor.
Peki, tekerlemelerde mesaj kaygısı var mı?
Ezo Sunal: Yok... Klasik, kültürümüzde var olan tekerlemeleri seçiyoruz.
Hatta bazılarını sınıfta birlikte doğaçlama olarak yaratıyoruz ve çocuklar bu
durumdan çok keyif alıyor.
Orff müzik aletleri neler?
Onur Erol: Genelde bedene yakın olan vurmalı çalgıları kullanıyoruz
çünkü çocuklar vurmayı çok seviyor. Çocuklar burada değişik çalgılarla müziğe
eşlik edip orkestrada yer alıyorlar ve aktif olarak müziğin içine giriyorlar.
Ezo Sunal: Bir de yapılan müziğe bir hikaye oluşturuluyor ya da dans
ekleniyor. Ve çocuk yapılan işte kendisini bir bütünün parçası gibi görüyor.
Hepsinden ötesi "Sen yapamıyorsun, beceremiyorsun" sözlerini duymuyor. Müziğin
işlevsel olduğunu
Ezo Sunal: Yok... Klasik, kültürümüzde var olan tekerlemeleri seçiyoruz.
Hatta bazılarını sınıfta birlikte doğaçlama olarak yaratıyoruz ve çocuklar bu
durumdan çok keyif alıyor.
Orff müzik aletleri neler?
Onur Erol: Genelde bedene yakın olan vurmalı çalgıları kullanıyoruz
çünkü çocuklar vurmayı çok seviyor. Çocuklar burada değişik çalgılarla müziğe
eşlik edip orkestrada yer alıyorlar ve aktif olarak müziğin içine giriyorlar.
Ezo Sunal: Bir de yapılan müziğe bir hikaye oluşturuluyor ya da dans
ekleniyor. Ve çocuk yapılan işte kendisini bir bütünün parçası gibi görüyor.
Hepsinden ötesi "Sen yapamıyorsun, beceremiyorsun" sözlerini duymuyor. Müziğin
işlevsel olduğunu hissediyor. Bu da çocuğun hem müziğe hem de hayata olan
yaklaşımını etkiliyor.
Aileler çocuklarıyla derse katılıyor
Aileler nasıl tepkiler veriyor çocuklarının gelişimiyle ilgili?
E. Sunal: Hep olumlu tepkiler alıyoruz. Zaten haftada bir ailelerle
birlikte ders yaptığımız için onlar da çalışmaları birebir görüp
katılabiliyorlar. Hem böylece çocuklarıyla daha yakın oluyorlar ve onlarla yeni
oyunlar oynamayı öğreniyorlar. Bu da ebeveynlerle çocuklar arasındaki bağı
güçlendiriyor. Hatta bu derslere katılan büyükanneler bile var.
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |