|

Gamze Özçelik, artık maneviyatın daha ön planda olduğu bir yaşam istediğini söyledi.
Umre-hac turları düzenleyen ve emlak işi yapan Ottoman Group adlı
şirketin ortağı Özçelik, "Kabe'de kılınan her namaz, hayatımdaki en iyi
anlardı. Çünkü sonsuz huzur ve temizlik vardı. Sanki zaman duruyordu"
dedi.
Gamze Özçelik, InStyle dergisine, artık maneviyatın daha
ön planda olduğu bir yaşam istediğini açıkladı. Bir yandan oyunculuğa
devam edecek olan Özçelik, diğer yandan umre,hac turları düzenleyen
Ottoman Group adlı şirketiyle ilgilenecek.
ört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu Gamze Özçelik. İki ablası ve
bir kız kardeşi var. Dolayısıyla Özçelik Ailesi’nin evinden şenlik
eksik olmazmış. En çok da Göztepe Parkı’nda koşuştururmuş kızlar. Tabii
bir de yaz tatillerini geçirdikleri Kumburgaz günleri var. "Yaz olunca
Kumburgaz’da köye giderdik biz. Tarlalarda, ahırlarda oynardık.
Çevremiz hayvanlarla doluydu" diye başlıyor anlatmaya Özçelik. "O kadar
eğlenirdik ki! Bir çocuğun ihtiyacı olan her şey vardı. Eğer bir gün
bir çocuğum olursa onun da bunları yaşamasını isterim" diye de devam
ediyor.
O günlerde de Özçelik mahallenin en güzel kızı. "O zaman herkes bir
gün büyümemi ve bir güzellik yarışmasında kraliçe seçilmemi beklerdi"
derken onunkinin bir çirkin ördek yavrusu hikáyesi olmadığını
belirtiyor. Herkesin beklentilerine yanıt vermek için giriyor o da
güzellik yarışmasına. Beklenen oluyor, dereceye giriyor Özçelik. Ve
yarışmadan bir süre önce yapmaya başladığı sunuculuğa ek olarak dizi
setlerinin kapısı aralanıyor.
Eskiden dahadünyevi yaşardım
16 yaşında gelen oyunculuk teklifi onu pek korkutmamış. "Cahil
cesareti işte" diye tanımlıyor şimdi bu durumu. Önce birkaç bölüm Haluk
Bilginer’in "Eyvah Kızım Büyüdü" dizisinde rol aldıktan sonra asıl
teklif Osman Yağmurdereli’den gelmiş. "Kanal D’de bir müzik programı
sunuyordum. Orada görmüş Osman Yağmurdereli beni" diyor ve ekliyor:
"Setlerde büyüdüm. Çok iyi oyuncularla birlikte projelerde yer almam en
büyük şansımdı."
Şimdilerde "Arka Sokaklar" dizisinin setinde hırsız-polisçilik
oynuyor. İkinci bölümü geçtiğimiz günlerde biten "Buzda Dans"
yarışmasının sunuculuğunun ise kendisini yorduğunu gizlemiyor: "Ben
büyürken hayat görüşüm de zaman içinde değişti, gelişti. Eskiden daha
dünyevi yaşadığımı fark ettim. Oysa şimdi bu dünyevi hırsların,
egoların ne kadar boş olduğunu anladım. ’Buzda Dans’ ve bu tarz işlerde
dünyayı kurtarıyormuş gibi davranılıyor bazen. Konuşulanlar benim için
de çok önemliymiş gibi davranamadığım anlar oldu."
Gamze Özçelik, ikinci sezonu devam eden "Arka Sokaklar"da oynamanın
hayatının önemli basamaklarından biri olduğunu özellikle belirtiyor.
Bir de dizide sevgilisini canlandıran Uğur Pektaş’la gerçek
hayatlarında da 1,5 yıldır birlikte olmaları, karşılıklı sahnelerin
inandırıcılığını artırıyor ona göre.
Uğur Pektaş ile Gamze Özçelik çok yakında başka alanlarda da bir
arada göreceğiz. Bir sinema filmi ya da yeni bir dizi projesi değil bu.
Üç arkadaşlarıyla birlikte Ottoman Group isimli bir şirket kurmuşlar.
"Bu şirket umre, hac turları düzenlemek ve emlak danışmanlığı yapmak
için kuruluyor" diye başlıyor anlatmaya Özçelik.
Geçen yıl Özçelik, ablası, babası, sevgilisi Uğur Pektaş ve birkaç
arkadaşıyla birlikte umreye gitmiş. Döndükten sonra, bu manevi
gerçekliği yaşamaları için diğer insanlara vesile olma fikri düşmüş
akıllarına. "Bir de emlak bölümümüz olacak. Emlaktan kazandığımızı
turlarımızda daha iyi hizmet verebilmek için kullanacağız. Ofisimizi
tuttuk ve www.ottomangroup.com.tr
internet sitemizin çalışmalarına başladık bile" diyor. Özçelik, kimi
insanların bu konuyu duydukları andan itibaren kendisine önyargılı
yaklaşabileceklerinin farkında. "Genç yaşta neyin gerçek neyin yalan
olduğunu ayırt etmeyi öğrendim. Bundan sonra inandığım birtakım manevi
gerçekleri insanların da hissetmesi için onlara vesile olmak istiyorum"
diyor.
Ufukta evlilik var
Bir ara yine satır arasında, Kabe’yi gördüğünde duygulanıp hıçkıra
hıçkıra ağladığını anlatıyor. Diğer yandan "Bunları düşünen biri neden
oyunculuk ya da popüler bir programda sunuculuk yapar?" diye
sorabilecekler için şöyle bir yanıt veriyor: "Ben oyunculuk ve
sunuculuktan para kazandım bu zamana kadar ve kardeşlerimin
sorumluluklarını üstlendim. Ama şimdi farklı bir kapı açtım. Belki bu
yeni yapılanmadan geçimimi de sağlayabilirim. Ne kadar şanslıyım ki
henüz 25 yaşındayken bu güzellikleri görmeye başladım. Daha dikkatli
yaşamaya ve hareket etmeye özen gösteriyorum ve çok geç olmadan hacca
da gitmek istiyorum."
Hayatta aradığı yolu bulduğu, tüm bunları anlatırken gözlerindeki
pırıltıdan ve heyecanından belli olan Özçelik, bu yolda yanında
yürüyecek erkeği de bir buçuk yıl önce bulmuş; Uğur Pektaş... O
zamandan beri beraber yürüyorlar ve bundan sonra da ortak bir gelecek
hayali kuruyorlar. "Biz artık planlarımızı birlikte yapıyoruz. Korku
yaşamadan, geleceği düşünmeden adımlarımızı birlikte atıyoruz. İşte de,
hayatta da birlikteyiz. Pek çok şey yaşadık ve bir araya geldik.
Hayallerimiz ve planlarımız aynı. Ve bunları da birlikte yapmak
istiyoruz" derken evlenmeyi düşündüklerini de utangaç bir ifadeyle
itiraf ediyor. Henüz erkek tarafı kızı istemeye gitmemiş. Ama
Özçelik’in babası Uğur Pektaş’ı tanıyor. Üstelik iyi anlaşıyorlarmış.
"Sevgilinizin nesini seviyorsunuz?" diye sorulduğunda "Her şeyini" diye
yanıt veriyor.
Niye var olduğumuzu bilmiyoruz
Çalışmadığım zaman evde vakit geçirmeyi seviyorum. Televizyonun
karşısında yayılıyorum. Kendi iç sesimi dinlemeyi seviyorum. Çünkü biz
insanlar iş, ev, çocuklar derken aslında kendi gerçeğimizi yaşamayı
unutuyoruz. Niye var olduğumuzu bilmiyoruz, tüm isteklerimizi ve
yapmamız gerekenleri erteliyoruz. Sonuç: Mutsuzluk ve içinde bir sürü
keşke olan cümleler..."
Kabe’de namaz kıldığım zamanlar hayatımın en iyi anlarıydı
n En iyi dostlar: "En iyi dostlarım kardeşlerim, çünkü
onların her zaman yanımda olacaklarını biliyorum, onlarla her konuda
konuşabiliyor ve sonuna kadar onlara güveniyorum. Gerçek dostluk da
böyle olmalı değil mi?"
n Evlilik: "Eskiden evliliğe inanmazdım, özellikle günümüz
şartlarında. Ama artık doğru kişiyle olursa, iki taraf da birbirine
olan saygısını kaybetmemek için elinden geleni yaparsa, yaşamdaki en
değerli şeylerden birinin evlilik olduğunu düşünüyorum."
n Hayatımın en iyi anı: Umreye gittiğimde "Kabe’de kılınan
her namaz, hayatımdaki en iyi anlardı. Çünkü sonsuz huzur ve temizlik
vardı. Sanki zaman duruyordu."
n Anneden en unutulmaz öğüt: "Sürekli söylediği için unutmam zor: ’Kazandığın parayla ev al kızım’ der."
n Eğer bir daha dünyaya gelsem: "Yine aynı annenin kızı olmak
isterdim. Çünkü küçükken bizi disiplinle ve ilgiyle büyüttü. Çok güzel
bir çocukluk yaşadık. Tam bir öğretmendi, şimdiyse en iyi arkadaşım,
sırdaşım oldu. Ona güvenim sonsuz."
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |