|

Miss Universe 2006 birincisi Zuleyka Rivera Mendoza, özel hayatını anlattı.
Şöhretli olunca insanların
sizden çok beklentisi oluyor. Bu çok yorucu. Bu beklentiler bazen
insanın canını yakıyor. Hep iyi görünmem, iyi giyinmem ve makyajlı
dolaşmam gerek. Yüzümde makyaj olmadan, elimde dondurma, bakımsız bir
şekilde gezmeyi, dolaşmayı o kadar özledim ki? Çok ülke gezdim, birçok
ülkede McDonald's yoktu. Mesela en son Hindistan'a gittim orada
McDonald's bulamadım. Burada görünce o yüzden şaşırdım. İstanbul çok
modern, çok lüks bir şehir. Gördüklerim beni çok şaşırttı. Türkiye'yi
ve Türk insanlarını çok sevdim.
Zuleyka Jerris Rivera Mendoza... Ne kadar uzun bir isim...
- ’Zuleyka Jerris’ benim adım. ’Rivera’ babamın soyadı, ’Mendoza’
ise annemin. Bütün Latin ülkelerinde bu böyledir. Hem babanın hem de
annenin soyadı kullanılır.
n Kaç kardeşsiniz?
- 14 ve 16 yaşında olan iki erkek kardeşim var. İkisi de öğrenci. Ben 20 yaşındayım ve ben de öğrenciyim.
n Nasıl bir çocuktunuz?
- Sevimli bir çocuktum ama hiç feminen değildim. Tam bir erkek
çocuğuydum. Sürekli basketbol, beyzbol oynardım. Bütün erkeklerin
yaptığı sporları yapar, onlar gibi davranırdım. Mesela genç kızlığımda
hiç makyaj yapmazdım. Sonunda ailem daha kız gibi görünmem için bana
mankenlik eğitimi aldırdı. Sanırım 10 yaşındaydım. 13 yaşında da Miss
Teen yarışmasına girdim ve burada ikinci seçildim.
n Ülkenizdeki hayatınızdan biraz söz eder misiniz?
- Porto Riko’da ekonomik açıdan üç yaşam tarzı vardır. Çok
zenginler, orta gelirliler ve çok fakirler. Benim annem ve babam çok
çalışkandır. İkisi de çok genç yaşta çalışmaya başlamış. Dolayısıyla
bizim durumumuz orta sınıf... Asla çok zenginler gibi bir yaşantımız
olmadı. O yüzden ben de aileme katkıda bulunmak için çok küçük yaşta
çalışmaya başladım ve modellik yaptım. 14 yaşında ilk paramı kazandım.
Bir firma için modellik yapmıştım ve karşılığında da bin dolar
almıştım. O günü hiç unutamam. O paradan bir dolarını alıp
çerçevelettim.
n Hayaliniz neydi?
- Miss Teen yarışmasında ikinci seçildikten sonra hiç hayalimde
yokken, modelliğe daha sıcak bakmaya başladım. Hayalim, ülkemde güzel
seçilmekti. 17 yaşında Miss Porto Rico yarışmasına katıldım. Ve orada
birinci oldum. Miss Universe katılmak ise hiç aklımda yoktu. Bir
şekilde girdim ve kainat güzeli seçildim.
n Okuyor musunuz?
- Evet. Şu an New York’ta yaşıyorum ama ülkemde üniversite öğrencisiyim. Gazetecilik eğitimi alıyorum.
n Kainat güzeli seçilmek çok acayip bir duygu olsa gerek...
- Güzel bir duygu tabii. Ama ben hiçbir zaman şımarmadım. Tanrı’nın
bana verdiği bu fiziği hep iyi yönde, iyilikler için kullanmak
istiyorum.
n Katoliksiniz değil mi?
- Evet. Dolayısıyla bizim o kadar da rahat bir hayatımız yok. Ülkemizde her şeyi yapamıyoruz.
n Her şeyi yapamıyoruz derken örnek verebilir misiniz?
- Mesela evlenmeden asla erkek arkadaşınızla bir evde
yaşayamazsınız. Buna sert tepki gösterirler. Belediye nikáhı yapılması
şart değil ama erkek arkadaşınızla aynı evde yaşamak istiyorsanız,
mutlaka kilise nikáhının yapılması gerekir.
HAYAT ARKADAŞIM BABAM GİBİ OLMALI
n Erkek arkadaşınız var mı?
- Hayır yok. Olsa da evlenmeden bir arada yaşayamam. Dolayısıyla
evlilik benim için çok önemli, kutsal. Ailemin mutluluğu gibi mutlu bir
evliliğimin olmasını çok istiyorum. Yanındaki insana güvenmek,
birisiyle aynı şeyleri konuşabilmek çok güzel. Benim hayat arkadaşım,
babam gibi olmalı. Çünkü babam çok iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir
insan. O yüzden ben de ya babam gibi ya da ondan çok daha iyi birisiyle
evlenmek istiyorum.
n Geleceğe dair neler düşünüyorsunuz?
- Benim tek bir amacım var; dünyada yardıma muhtaç çocuklar için
çalışmak. Ülkemde de çocuklar için çalışacağım. Çünkü çocuk demek
gelecek demek. Onların iyi eğitim alması için, iyi şartlarda
büyüyebilmesi için elimden ne geliyorsa yapacağım.
n Eğitiminiz bitikten sonra ne yapacaksınız?
- New York’taki oyunculuk eğitimimi tamamladıktan sonra Meksika’ya
gideceğim. Çünkü çok önemli bir dizi filmden teklif aldım. Aslında
benim oyuncu olmak gibi bir hayalim yoktu. Her şey bu yarışma sayesinde
oldu. En iyi teklif Meksika’dan geldi ve oraya gideceğim. Teklif
Hollywood’dan gelseydi burada kalırdım.
n Ülkemize ilk kez geldiniz. Türkiye hakkında ne biliyordunuz?
- Geldiğim günden itibaren kendimi ülkemde gibi hissettim. Çünkü
Türk halkı da tıpkı Porto Riko insanları gibi. Çok sıcak. Beni
Türkiye’ye getiren ve burada en iyi şekilde ağırlayan Mövenpick otele,
Nur Yerlitaş, Selim Akar ve Shakir’e sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
Benim ülkeniz hakkında çok fazla bilgim yoktu. Çok az bilgim vardı.
n Gördükleriniz karşısında şaşırdınız mı?
- Çok şaşırdım. Hele Taksim, Beyoğlu’nu gezince inanamadım. Burası
kocaman bir ülke gibi. Bence İstanbul dünyanın en modern, en güzel
şehirlerinden biri. New York gibi.
n Şöhretli bir kadınsınız. Bu gösterişli hayatı, şöhreti sevdiniz mi?
- Şöhretli olunca hayat bazen kolaylaşıyor, bazen de çok zorlaşıyor.
Bir kere insanların sizden çok beklentisi oluyor. Bu çok yorucu. Bu
beklentiler bazen insanın canını yakıyor. Benim de canım yandı. Ama
ailem yanımda olduğu için güçlü olabildim. Benim de yoğunluktan
depresyona girdiğim oldu. Ailem ile geçirdiğim zaman azaldı. Sonra hep
iyi görünmem, iyi giyinmem ve hep makyajlı dolaşmam gerek. Bu beni çok
sıkmaya ve yormaya başladı. Yüzümde makyaj olmadan, elimde dondurma,
bakımsız bir şekilde gezmeyi, dolaşmayı o kadar özledim ki? Ben Porto
Riko’daki sade, sıradan hayatımı kesinlikle çok seviyorum. Zaten birkaç
yıl bu kadar şöhret olabilirim. Sonra normal hayatıma geri döneceğim.
Beyaz ABD’de başarılı olur
n Beyazıt Öztürk’ün sunduğu "Beyaz Show"a katıldınız. Beyaz ve program için neler söyleyeceksiniz?
- Program süperdi. Stüdyoda çok seyirci vardı ve katılımcı bir
seyirciydi. Ben birçok programa gittim ama hiç bu kadar çok seyircisi
olan bir program görmedim. Oradaki kalabalık, programın enerjisi beni
çok etkiledi. Beyaz ise müthişti. Çok komik, çok eğlenceli ve işini çok
iyi yapıyor. Çok profesyonel. Beyaz, dünyanın çok başka bir ülkesinde
mesela Amerika’da bu şovunu yapsa, kesinlikle çok başarılı olur, çok
izlenir. Bence bunu düşünmeli.
n Çok güzel oryantal dans ediyorsunuz. Nerede öğrendiniz?
- Bir eğitim almadım. Müzik çalınca içimden geldiği gibi dans ettim.
Burnum estetikli
n Biraz Angelina Jolie’ye de benziyorsunuz?
- Evet, benzetiyorlar.
n Siz de estetik var mı?
- Bir tek burnumda var, o kadar.
n Kazancınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Porto Riko’da bir ev alacağım. Bir de kendi adıma iç çamaşırı firması kurmak istiyorum. Bunun için para biriktiriyorum.
n İleriye dönük planlarınız bu mu?
- Evet. Şu an kazandığım parayla bunları gerçekleştirmek istiyorum.
Ama diyelim ki oyuncu olamadım, Amerika’da başaramadım, o zaman ülkeme
döner bir restoran bile açabilirim. Bu arada asla eğitimini aldığım
gazetecilikten vazgeçmeyeceğim.
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |