|

Ebru Akel, ekranda daha iyi görünmek için estetik yaptırmaya ihtiyaç duymadığını söyledi.
Dokuz ay süren suskunluğa bir ses yarışması programı ile son veren
Ebru Akel, ekranda daha iyi görünmek için estetik yaptırmaya ihtiyaç
duymadığını söyledi. Akel, "Ne kadar güzel göründüğümle ilgilenen biri
değilim. Ekranda daha iyi görünebilmenin yollarını arayıp estetik de
yaptırmadım. Bir de Allah'a şükür güzel bir anne-babanın kızıyım.
Genlerim iyi" dedi.
Dokuz ay sonra yeniden ekranlardasınız. "İşte Star" nasıl bir yarışma programı?
- Çok güzel ve eğlenceli bir yarışma. Diğer ses yarışmalarından
farkı meslek sahibi olup da bugüne kadar içindeki star ruhunu
uyandıramamış kişileri ekrana çıkarması: Taksiciler, bankacılar,
sekreterler, teknisyenler... Her hafta değişik
jüriler
onurlandırıyor programı. Amaç iyi seslerin kendilerine güvenerek
mesleklerinin yanında ekstra bir şeyle uğraşmaları. Her hafta altın
plak, 8 hafta sonunda da para ve araba ödülümüz var.
Siz neden bu yarışmanın formatının Türkiye’ye gelmesine ön ayak oldunuz?
- Çok halkın içinden, herkesi harekete geçiren, izlerken "Aa benim
mesleğimi yapıyor" dedirten bir yarışma. Çok içten, çok halktan, çok
bizden. Yarışmada dayatmalar yok ve bu yüzden her şey çok eğlenceli.
Yarışma Taşkın Sabah imzası taşıyor. Tüm yarışmacılar büyük bir
titizlikle seçildiler ve ona göre ses eğitimi alıyorlar. Programı
seyreden insanlar hem iyi müzik dinleyecek hem de eğlenecek. Bugüne
kadar edindiğim televizyon tecrübelerimden sonra bana çok farklı
geldiği için bir arkadaşım vasıtasıyla bu programa ulaştım. Formatın
buraya gelmesine sebep olduğum için ayrı bir mutluluğum var. Benimle
aynı fikirde olan insanlarla birlikte bu hayali sahneye oturttuk. ANS
yapımcılığında programa Kanal 1’de başladık.
Oyunculuğunuzun yanı sıra daha çok sunuculuğunuzla mı anılıyorsunuz?
- Zaman zaman içinde bulunduğumuz projelerin yoğunluğuna göre dikkat
çekebilirsiniz. Benim için de aynı şey söz konusu. Hayatım boyunca emin
olmadığım hiçbir işe girmedim. Yeteneğim ve kapasiteme uygun olan uygun
işlerde kendimi geliştirmeye çalıştım. Dışarıya değil hep içeriye
yatırım yaptım. Ekranda herhangi bir programı sunmuyorum. Bana gelen
her teklifi değerlendirmeye kalksam her gün ekranda olmam gerekirdi.
RUH HALİMi HEMENYÜZÜME YANSITIRIM
Her zaman bu kadar dengeli ve objektif misiniz?
- Hiç sözümü sakınan bir insan değilimdir. Okulda da hakkımı aramam
gerektiği yerde arardım. Haklının yanında olup, haksızlığa tahammülü
olmayan bir insanım. İnsani tarafımın sağlam olduğunu düşünüyorum. Ya
öyle ya böyle ya da ortadan yürüyen bir insan değilimdir. Hep gerçeği
yansıtmaya çalışıyorum.
İnsanlara neden bu kadar doğal geldiğinizi sorguladınız mı?
- Aslında bunu insanlardan öğrenmek lazım. Ben evimde otururken de
yarışma sunarken de aynı kişiyim. Belki de nedeni budur. Şu anda
makyajsızım, ekranda belki biraz daha süs ve parıltı var. Tek fark bu.
Ne kadar güzel göründüğüm ile ilgilenen biri değilim. İnsanlara doğal
gelmemin de yolu buradan geçiyor belki de.
Bir ara cilt bakım teknikleriniz bile fenomen olmuştu. Öyle bir bakım çılgınlığınız var mı?
- Ne yaş ne de yaşam olarak çok fazla bakıma ihtiyaç duymuyorum.
Yapmam gerekenlerin dışında bir şey yapmıyorum. İnsanın ruh hali yüzüne
çok yansıyor. Bazen çok iyi hissedebilirken bazen stresten yüzüne
sivilceler de çıkabiliyor. Bulunduğum iklime göre renk veren bir
insanım. Ekranda daha iyi görünebilmenin yollarını arayıp estetik
yaptırmadım. Hayatımda kendime hiçbir zaman eklemeler ve çıkartmalar
yaptım. Güzellik göreceli bir şey. Benim için önemli olan insanlara ne
yansıttığım. Bir de Allaha şükür ki güzel bir anne babanın kızıyım.
Genlerim iyi.
Doğu felsefelerine bir merak salma durumunuz var mı?
- Öyle arayışlarım yoktur. Allah inancım kuvvetli.
Oyunculuk üzerine projeleriniz var mı peki?
- Olmasını istediğim iki önemli proje var. Kısmetse olur, olmazsa üzülmem.
Aslında hüzünlü ve utangaç biriyimdir
Gece hayatında objektiflere yakalandığınızda demeç de vermiyor,
kaçmıyorsunuz da... İkisinin arası bir yerdesiniz ama sanırım çok da
hoşlanmıyorsunuz...
- Çok hoşlanmıyorum ama bunu da bir şey için yapmıyorum. Evimde
senaryomu okurken, tekstlerimi çalışırken ya da kendi arkadaş grubumla
eğlenirken veya iyi müzik dinlerken çok mutluyum. Dışarıya da çıkıyorum
normal bir şekilde. Farklı bir yerden bakıyorum. Böyle hüzünlü bir
insanımdır. Hüznüm beni daha çok içime kapatır, böyle göründüğüme
bakmayın. Daha utangacımdır. Daha kendi içimde yaşamayı severim.
Herkesle her şeyi paylaşamam.
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |