|

Melisa Sözen, "Boyundan büyük iş yapmam" diyerek mütevaziliğini bir kez daha öne çıkardı.
"Bıçak Sırtı" dizisinde canlandırdığı Nisan karakteriyle milyonların
sevgisini kazanan Melisa Sözen, "İnsanların beni 'Okul' filminde fark
ettiğini ve sonrasında 'Çemberimde Gül Oya'daki rolümle daha çok
kişinin tanıdığını düşünüyorum" dedi.
Etiket olsun diye bir şey yapmam
"Bıçak
Sırtı" dizisinde canlandırdığı Nisan karakteriyle milyonların sevgisini
kazanan Melisa Sözen, All dergisine konuştu. 23 yaşında olmasına rağmen
meslek yaşamında sekiz yılı geride bırakan genç oyuncu, "Bir şeyi
kendim için yapıyorsam yaparım, etiket için değil" diyor.
All dergisi için ’Cabaret’yi canlandırdınız...
- Evet, çok eğlenceliydi. Liza Minnelli’nin filmdeki haline bu kadar
benzeyeceğimi tahmin etmiyordum. Filmi izlediğimde hep Sally Bowles’in
yerinde olmak, onu canlandırmak istemiştim. Süper oldu!
Zayıf yönleriniz var mı?
- Sinirim.
Siz ve sinir?
- Evet, hiç öyle durmuyor değil mi? Ama şöyle... İnsanlar kötü
niyetli oldukları, seni başka bir amaç için kullandıkları ve senin
üzerinde hak iddia ettikleri zaman çok sinirleniyorum. Ve aslında bu
beni yıpratıyor, böyle olmasını istemiyorum. Bunun üzerinde çalışıyorum.
Sizin için "Zuhal Olcay karizması var" demişler...
- Uff, çok büyük bir şey söylemişler...
Yıldızınızın parladığı proje hangisiydi?
- Öyle bir şey dersem boyumdan büyük konuşmuş olurum. Ama insanların
beni "Okul" filminde fark ettiğini ve sonrasında "Çemberimde Gül
Oya"daki rolümle daha çok kişinin tanıdığını düşünüyorum.
İş sırasında başınıza gelen en talihsiz olay neydi?
- "Şıh Senem" diye bir dizi vardı. Orada ata binmem gerekiyordu.
Atlar eğitimli değildi ama atları çok sevdiğim için acayip mutlu oldum.
"İstersen binme" dediler ama iş aksar diye kabul etmedim. Şimdiki aklım
olsa... Benim son hatırladığım, at dört nala giderken birdenbire her
şeyin karardığı. Bir acı hissediyorum. Arkadan gelen diğer at benim
atımı ısırmak istemiş, ama at yerine beni bacağımdan yakalamış. Ve beni
atın üstünden alıp baş aşağı sallamaya başlamış. Sonra da sürüklemeye.
Doğru hastaneye tabii... O gün bugündür atlara yaklaşamıyorum.
Televizyonda izlerken bile korkuyorum. Duruyor hálá bacağımda
dişlerinin izi.
Ben de tam sorusunu sormuşum, bunun adı resmen ’talihsizlik’...
- Valla tam nokta vuruşu. (Gülüyor)
BÜYÜK LAFLAR ETMEYİ SEVMİYOR
Ailenizle birlikte mi yaşıyorsunuz?
- Evet, ergenlik dönemimde hep bir "Kendi evime çıkacağım" durumu
vardı, herkeste olduğu gibi. Ama şimdi içimde bir burukluk var. Çünkü
şu an ben onları anlıyorum, onlar da beni. "Ben onları nasıl
bırakacağım?" diyorum. Zaten çok çalışıyorum, az görüşüyoruz. Bir süre
daha böyle gitsin.
O koşuşturmacada hayat kaçıyormuş gibi geliyor değil mi?
- Aynen öyle! Biraz durup kendimle kalmak istiyorum arada. "Bu
devirde üniversite okumayan mı kaldı?" gibi yorumlar beni
ilgilendirmiyor. Bir şeyi kendim için yapıyorsam yaparım, etiket için
değil!
Başka bir şey okumak istediniz mi?
- Hayır. Lisede Pera Güzel Sanatlar’da tiyatro okudum. "Başka bir
şey oku" diyenler de oldu ama o sanki yaptığım işe ihanet gibi geldi.
Ne kendime ne işime inanıyormuşum gibi olacaktı. Yedeklemek olur çünkü
onun adı.
Şu anda bulunduğum yerden çok memnunum
"Bıçak Sırtı"nda canlandırdığınız Nisan karakteri her anlamda zordu. Yaş farkınız, yaşadıkları, anne oluşu...
Sizinle de tamamen zıt. Nisan’ı oynamak için bir hazırlık yaptınız mı?
- Ne gerekiyorsa yaptım. Karakterle ilgili bir şeyler yazmak, ona
bir müzik bulmak, onunla ilgili başkalarıyla ön çalışmalar yapmak...
Zaten bütün ekip çalışıyorduk.
Rolün bir de psikolojik hazırlık süreci var...
- Evet, bir de benim evde yaptığım hazırlık var. Defter tutmak
mesela çok işime yaradı. Nisan resim çizen bir kadın. Okuduğum
sahneleri düşünüp o sırada bir şeyler çiziyordum.
23 yaşındasınız ve bugün arkanızda sekiz yıllık bir kariyer var.
Derviş Zaim, Çağan Irmak gibi yönetmenlerin projelerinde yer aldınız,
önemli oyuncularla oynadınız. Şu an bulunduğunuz yerden memnun musunuz?
- Çok gencim evet, ama aslında dediğin gibi arkamda sekiz yıl var,
iyi kötü... Bir yolda ilerliyorum. Bugün bana çalışmak istediğim
yönetmenleri sorsan, cevaplarım arasında yine bu yönetmenler olurdu.
Dolayısıyla evet, bulunduğum yerden çok memnunum.
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |