Pazar, 07 Eylül 2008

Anasayfa
Magazin
İstanbul
Medya
Güncel
Spor
Foto Galeri
Şehir Rehberi
Medya Linkleri
İletişim

















 

 
Aysu Baceoğlu'ndan g-string şov (Galeri)

Fethiye'ye giden Aysu Baceoğlu MHP'li başkanın odasında böyle yakalandı
 
Gülşen'in frikik korkusu (Galeri)

Gülşen göğüslerinin dışarı çıkmaması için kıyafetini sık sık giysisini düzeltti.
 
Ayşe Hatun yeni klibiyle görücüye çıktı (Video)

Ayşe Hatun Önal, yeni klibi 'Kalbe Ben' ile bir anda müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
 
Madonna striptiz yaptı (Video)

50 yaşına rağmen dans performansı ve seksi striptiz şovu ile hâlâ bir numara.
 
Paris Hilton'dan göbek şov (Video)

Paris Hilton, Asena'yı kırmadı sahneye çıkıp birlikte oryantal yaptı.
 
Aysun Kayacı dudaklarıyla şeker testi yaptı (Video)

Son reklam filminde polisi canlandıran Aysun Kayacı'nın öpüşme sahnesiyle olay oldu.
 
Victoria Beckham soyundu (Galeri)

Victoria Beckham deri kanserine karşı bir kampanya kapsamında çırılçıplak objektif karşısına geçti.
 
Ata Demirer son padişah oldu (Video)

Ata Demirer'in 7. Osman’ı oynadığı filmi Osmanlı Cumhuriyeti'nin ilk videosu yayınlandı.
 
Cem Yılmaz Arog ile geliyor (Video)

Cem Yılmaz yeni filmi A.R.O.G ile vizyona girmeye hazırlanıyor.
 
Recep İvedik Tatilde beyaz perdede (Video)

Şahan Gökbakar'ın canlandırdığı Recep İvedik beyaz perdeye geliyor.
 


Eylül Deniz
Hayatımı kapalı devre yaşamam
Cuma, 06 Haziran 2008
















Tuba Ünsal " Ben hayatımı kapalı devre yaşayan biri değilim, canım ne yapmak istiyorsa onu yapıyorum" diyor.

Hollywood hayallerini ve oyunculuktaki yükselişini D-smart Dergisi'ne anlatan Tuba Ünsal, "Boşanma aşaması zor bir dönemdi. Kim boşanmış da kolay geçmiş ki! Dilimde tüy bitti anlatmaktan. Sonra da anlatmayı bıraktım. Onları üzüntümle mutlu etmemeye karar verdim. Ama ben hayatımı kapalı devre yaşayan biri değilim, canım ne yapmak istiyorsa onu yapıyorum. Önceden daha dikkatli davranıyordum ve bu tip haberleri kaldıramıyordum. 10 yıl geçti, artık umursamıyorum" dedi.

  Daha çocuk sayılacak yaşta İzmir’den İstanbul’a gelirken hayalinizde neler vardı?

Çok hayal kuran bir kız değildim. O dönem, biraz İstanbul’da vakit geçirmek istiyordum. Para kazanmak,
hayatta neler oluyor görmek istedim. Ünlü olmak gibi bir amacım yoktu. O yaşta, henüz ne istediğinizi tam olarak bilemiyorsunuz. Oyuncu olmak istiyordum ve ilk kez "Kırık Hayatlar" dizisiyle oyunculuk yapmaya başladım.

  İstanbul’da yalnız mıydınız?


İlk olarak babamla birlikte geldim, daha sonra da annem geldi. Ailem yanımdaydı ama yaptığım işi istemiyorlardı, destek vermiyorlardı. Bu yüzden kendimi yalnız hissediyordum. Bu, fiziksel yalnızlıktan çok daha zor.

  İlk yıllarınız nasıl geçti? Neler yaptınız?

Daha çok küçüktüm, işle ve hayatla ilgili hiçbir şey bilmiyordum. İlk işimde başroldeydim. Herkesin gözü üstümdeydi ve her anlamda kocaman insanlarla birlikteydim. Bir de ben yalnız bir çocukluk geçirdim, öyle gruplar içinde olan, sosyal bir çocuk değildim. Bir anda çok önemli oyuncuların, tiyatrocuların arasında kaldım. İş disiplinini setlerde onlardan öğrendim. İnsanların üniversiteye başladığı yıllarda, ben alaylı olarak hayat okuluna başladım.

AİLEM AMERİKA’YA GİTMEME KARŞI ÇIKIYOR

Çok zorluk yaşadınız mı?


Zor olmaz mı, çok zordu. Neyin nasıl olması gerektiğini bilmiyordum. Hatırlıyorum da 17 yaşındaydım, rol aldığım dizi yaz tatiline girmişti. Yazlıkta saçımı boyamaya çalıştım, beceremedim. Saçım yeşil oldu, panikle düzeltmeye çalıştım, sapsarı saçlarımı siyah yaptım. Sete o saçla döndüğümde, yönetmenimiz Türkan Derya’nın bana bakışını hálá unutamıyorum. Dünyanın en tatlı yönetmenidir Türkan Abla. Bugün bile karşılaştığımızda hálá o anı hatırlayıp gülüyoruz.

"İşimde sağlam adımlar attım" demişsiniz. Bu adımlardan biri de Hollywood mu?

İnsan hayatta ne yapıyorsa, onu en iyi şekilde yapmalı. Biraz uçuk olacak belki ama örneğin Paris Hilton. Bir "party girl" ama işini en iyi şekilde yapıyor. Ben oyuncuyum, dolayısıyla bu işin de en iyi yapıldığı yer Amerika, Los Angeles. Bu yüzden, gidip o ünlü oyuncu koçlarından dersler almak, ajanslarla çalışıp şansımı denemek istiyorum. Geçen yaz orada bir filmde oynadım. Şu anda kesin bir şey yok ama Los Angeles’tan tanıdığım Fransız bir yönetmenin, Fransa’da çekeceği bir filmle ilgili görüşüyoruz. Ne olur bilmiyorum, yani "Aldım bayrağı, gidiyorum" diye bir şey yok. Orada rol almak kolay değil.

  Oradaki ajansların sizde bir ışık gördüklerini söylemişsiniz...

Ajanslara görüşmelere gittiğimde, kimse bana sıradan davranmadı. Diğerleri içeride beş dakika kalırken, benimle yarım saat ilgilendiler. Bu, enerjiyle ilgili bir şey. Ben bunu İstanbul’a gelirken de hissediyordum. Çocukken bile, "Bende bir şey var" diyordum, pek kimse inanmıyordu.

  Aileniz hálá müdahale ediyor mu?

Etmezler mi? Şimdi de Amerika’ya gitmeme karşı çıkıyorlar. "Burada bir kariyerin var, gitme" diyorlar. Ben de oraya, buradaki kariyerim için gideceğimi anlatmaya çalışıyorum. Biraz gitmek, unutulmak lazım...

Artık canım ne istiyorsa onu yapıyorum

  Bir dönem ilişkilerinizle ilgili çok konuşuldunuz. Nasıl geçirdiniz o günleri?


Zor bir dönemdi. Kim boşanmış da kolay geçmiş ki! Dilimde tüy bitti anlatmaktan. Sonra da anlatmayı bıraktım. Onları üzüntümle mutlu etmemeye karar verdim. Ama ben hayatımı kapalı devre yaşayan biri değilim, canım ne yapmak istiyorsa onu yapıyorum. Önceden daha dikkatli davranıyordum ve bu tip haberleri kaldıramıyordum. 10 yıl geçti, artık umursamıyorum.

Hürriyet/Kelebek



Facebook'ta Paylaş
Facebook!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 
... Video Galeri ...
... ...







 

  eXTReMe Tracker
İstanbulGeceleri.Org
© 2006-2008 Tüm haklari saklıdır.
Powerd by Joomla! GNU/GPL License.

- reklam -

Generated in 0.19073 Seconds