|

Özge Özberk, bulunduğu noktaya gelmenin kolay olmadığını söyledi.
14 yıldır sahnelerde olan yetenekli oyuncu Özge Özberk, İstanbulLIFE
dergisine verdiği röportajında bulunduğu noktaya gelmenin kolay
olmadığını söyledi. Başarısına rağmen mütevazılığını koruyan Özberk,
"Şımarması gereken o kadar çok iyi oyuncu ve insan var ki bana o
şımarıklığı yapmak düşmez" diye konuştu.
Tiyatro, sinema,
reklam filmi vs. çok yoğun bir iş geçmişiniz var. Ama bir yandan da
flaşlardan uzak kalmayı başarabilmişsiniz. Mümkün mü bu?
Tuhaf
değil mi? Ben de zaman zaman düşünüyorum bunu. Biraz yaşam tarzı ile
alakalı sanırım. Çok fazla kameraların peşinden koştuğu bir ortama da
girmedim açıkçası.
Kaçmak mümkün mü?
Kaçmıyorum bile, üstüme gelmiyorlar. Belki hoşlaşmıyorlar benimle. (Gülüyor)
Ben hiçbir yerde kötü bir eleştiriye rastlamadım sizinle ilgili. Ekşi Sözlük’te bile.
Ki, Ekşi Sözlük mahveder insanı! Herhalde yaptığım işlerin biraz
çizgisinde durmaya çalışıyorum. İyi işler, iyi insanlarla çalışmak...
Belki onlara layık olmaya çalışıyorum içten içe. Yaptığım işe saygıdan
belki de.
CEM YILMAZ AROGİÇİN ÇOK UĞRAŞTI
Bir de yavaş yavaş oldu sanırım kariyerinizin gelişimi. Bir gecede olmadı bütün bu başarılar değil mi?
Evet. 14’üncü senem bitti. Dolayısıyla her şey tırnaklaya
tırnaklaya, kazıya kazıya oldu. Hep haddimi bile bile. Ya da farkında
ola ola. Şımarması gereken o kadar çok iyi oyuncu ve insanlar var ki
bana o şımarıklığı yapmak düşmez. Ünlü oluyorsun, tanınıyorsun,
seviliyorsun... Yeter ki yaptığın iş fark edilip takdir edilsin.
Hayattaki tek amacım o.
Bu arada eşiniz tamamen farklı bir meslekten.
O büyük avantaj. Çok faydasını gördüm açıkçası. Benim kadar deli gibi koşturmuyor, bu yüzden birbirimize destek
olabiliyoruz. Finans, ekonomi konusunda o daha ağır basıyor. Benim hiç
anlamadığım şeyler. O anlamda beni çok tamamlıyor. Senaryolara hiç
karışmıyor. Ama teknik ve manevi anlamda çok destek oluyor. Farklı
meslekler olması ilişkide çok önemli.
"GORA"nın devamı "AROG" projesi gündemde şu aralar sanırım.
Bir fragmanı bile var. Bu ay başlıyor çekimler. Üç gün üç gece
teaser çektik. Ama çok donanımlı bu sefer. Teknik anlamda kesinlikle
dünya standartlarında. Bütün storyboard’lar (senaryonun görsel
anlatımı) hazırlanmış. Ben sadece oradaki resme bakıp kayda girdim.
Eğlencesi de cabası zaten.
Ne zaman seyredebileceğiz "AROG"u?
Ocak 2009 diyorlardı. Daha senaryoyu okumadım, çok merak ediyorum.
Kaba olarak biliyorum ama... Fragmanı seyredince "Gora"ya göre çok daha
iddialı bir iş çıkacağı belli oluyor zaten. Bambaşka bir şey. Sonuçta
aradan beş yıl geçti. Çok büyük araştırma yaptı Cem. Ufacık bir yanlışı
bile düşünmek istemiyor.
En son "Sinekli Bakkal" dizisi tartışmalı bir şekilde ekrandan kayboldu. Takke konusu gündeme geldi. Ne oldu orada?
Çok iyi başlamıştık ama... Birinci bölümü bütün ekip seyrederken
TMSF’den abiler vardı. Dizi bittikten sonra abiler "Bu takke çıkacak"
dediler. "Ya nasıl çıkacak? Biz ikinci bölümü çektik" dedik. İkinci
bölümdeki bütün takke ve tespihli sahneler tekrar çekildi.
Oyuncu da herhangi biri değil. Türk sinemasının emektar isimlerinden Şemsi İnkaya...
Şemsi
İnkaya’ya sorsanız konuşmak bile istemez. Çok üzüldü, kırıldı ve
rencide oldu. Neyse ki o kadar çok abartılmadı ve beşinci bölümde
kaldırıldı dizi. Gerçekten çok ilginç. Böyle bir zincir bu. İyi
senaryo, iyi oyuncular, iyi yönetmen ve gerçekten kanalın arkasında
durması. Birçok dizi var ki reytingleri korkunç ama kanal arkasında o
kadar iyi duruyor ki bir anda yükseliyor ve birinci sıraya oturuyor.
Peki sizin deşarj olma yönteminiz ne?
Ben yaklaşık altı aydır bir oyuna sardım çok fena. (Gülüyor) "Warcraft" diye bir oyun oynuyorum.
Stres dolu bir oyundur o...
Evet, elim ayağıma dolanıyor ama o kadar acayip bir adrenalin ki o.
Onu oynuyorum. 62. seviyeye geldim. Şu an aklım orada, iki seviye daha
atlayabilir miyim diye. (Gülüyor).
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |