|

Oyuncu Suna Yıldızoğlu'nun 18 yaşındaki kızı Yasemin Allen, Türkiye'ye yerleşti.
Ünlü kozmetik markası L'Oreal'in geçen yıl düzenlediği "yeni
yüz" yarışmasında finale kalan Suna Yıldızoğlu'nun 18 yaşındaki kızı
Yasemin Allen, Türkiye'ye yerleşti.
İngiliz asıllı oyuncu
Suna Yıldızoğlu'nun yıllardır yaşadığı Avustralya'da yaşayan ve orada
"Turkish delight" (Türk lokumu" başlıklarıyla gazetelere haber olan
Yasemin Allen, Türkiye'ye gelir gelmez yapımcıların gözdesi oldu.
Yaklaşık 7 yıldır Avusturalya'da yaşayan, annesinin kesin dönüş yapması
üzerine de peşine takılıp İstanbul'a gelen
Allen, "Avustralya çok güzel bir ülke, ama orada bulunduğum her gün Türk insanını özledim" diyor.
Yasemin Hanım, öncelikle hoş geldiniz diyeyim. Kaç yıldır Avustralya’daydınız?
- Teşekkürler... Avustralya’ya 11 yaşında gittim ve tam 7 yıl orada kaldım.
Kendinizi bambaşka bir kültürün içinde bulduğunuzda neler hissettiniz peki?
- Ben İlkokul 5’e kadar Türkiye’deydim. Tüm arkadaşlarımla da iyi
geçiniyordum. Orada kendime çocuk olmayı tekrar öğretmek zorunda
kaldım. İnsani açıdan biraz soğuklar... Orada bulunduğum her gün Türk
insanını özledim. n Yanlış duymadıysam, orada oyunculuk eğitimi almışsınız... Doğru mu?
- Evet... Ben liseyi Avustralya’da okudum. Sinema bölümündeydim ve
oyunculukla ilgili derslerim de vardı. Kamera arkasında çalışmak
istiyor ve ona göre bir eğitim almayı hayal ediyordum. İstediğim
üniversiteyi de kazandım. Ancak belli bir süre sonra Avusturalya’dan
sıkıldığımı anladım.
Kamera arkasında çalışmak istediğinizi söylüyorsunuz ama
Türkiye’ye kısa bir süre önce dönmüş olmanıza rağmen oyunculuk
teklifleri almaya başlamışsınız. Hayır mı diyeceksiniz bunlara?
- İkisini de yapabilmeyi çok isterim aslında... Ben sanat dallarının tamamıyla ilgiliyim. n Neden orada kalmayı tercih etmediniz?
-
Yaklaşık üç aydır annemle oturup konuşuyoruz. Türkiye’de pratik yapma
imkanım var. Şu anda zaten üniversitedeki yerim de belli... İstediğim
zaman gidip okuyabilirim yani.... Bu anlamda bir sıkıntı çekmeyeceğim.
Avusturalya’da oyuncu olmak veya bu yaşta kamera arkasına geçmek çok
zor.
- Suna Yıldızoğlu: Türkiye’de tecrübe ve para kazanma imkanı
varken, neden senelerce kendisini zorlasın ki? Kısa metrajlı filmleri
var, zaten üniversiteye de onlarla girdi. Ama burada başarılı işlere
imza atarsa kocaman bir CV ile dönecek.
Anneler, genelde "aman, yanlış bir karar vermesin" endişesiyle
kızlarını biraz kısıtlarlar. Sizin böyle bir kısıtlamanız olmadı mı
hiç?
- S.Y: Benim kararımın doğru olacağını nereden bilebiliriz
ki? Ben 50 yaşında çok yanlış kararlar veren kadınlar tanıyorum. Bu
durumda kalkıp da kızımın hayatını yönlendiremem. Benim yaptığım bir
şeyi hata olarak görmesi daha üzücü olur. Tabii ki kendi hatalarıyla
mücadele ederken onu yalnız bırakmam. Yaralarını da sarıp, destek
olurum, yine de karışmam.
Yasemin’e ben değil Cem Yılmaz örnek oldu
Yasemin Hanım, meslek olarak oyunculuğu seçmenizde annenizin etkisi nedir?
- Y.A: Aslında pek yok...
Cem Yılmaz’ın daha büyük bir etkisi var. Bir gün bana "Anne sen
filmlerinde hep ölüyorsun" dedi. Ben de ona "Türk sineması çok değişti"
diyerek Cem Yılmaz’ın "G.O.R.A" filmini izlettim. "Aaa, ne kadar
güzelmiş" dedi. Ben de kendisini çok beğeniyorum.
- S.Y:
- Y.A: Küçüklüğümden beri çok film seyrediyorum. Oyunculuk yeteneği bende de varsa bundan gurur duyarım.
Bir yıl garsonluk yaptım
Liseden sonra okula bir yıl ara verdiniz. O dönemde Suna Hanım
Türkiye’ye dönmüştü üstelik. Siz neler yaptınız tek başınıza orada peki?
- Y.A: Biraz para kazanırım düşüncesiyle garsonluk yapmaya başladım. Ama param
bir yerden sonra yetmemeye başladı. Belli bir süre Türkiye’ye dönüp
kafamı dinlemek istedim, ama bu tatil tamamen geri dönüşüm oldu. Tek
başına yaşamak, özellikle garsonluk yaparken çok zormuş.
Yanınızda Hayko Cepkin albümü var...
- Y.A: Evet, kendisini çok severim. İlk dinlediğim andan
itibaren hakkında araştırma yapmaya başladım. Müzikle çok ilgili
biriyimdir. Müzik kulağımın çok iyi olduğunu düşünüyorum.
Hürriyet/Kelebek
Facebook'ta Paylaş  |